Öne çıkan

UNUTMA

Çocukluğunda oynadığın oyunların bir daha oynanmayacağı gerçeğine inanmaya başladığında dünya denen kütle dönüyor ve büyüyorsundur dost. Fakat büyümenin korkulacak bir şey olmadığını kavraman zaman almasın. Her yaşın ayrı hikayelere kapı açtığını bil. Bu, benden sana küçük sır olsun. Geçmişi kabullen, öyle ya da böyle geçti, yapacak hiçbir şeyin yok. Bugününe sarıl. Gelecek, hep hayalini kurduğun o en güzel, en mutlu anları barındıran bir gemi olsun. O gemi için dalgalarla savaş ve hep kendi geminin kaptanı kendin ol. Hayat denen uzun yol seni hiçbir zaman korkutmasın. Düşeceksin, kalkacaksın. Bugün kaybedeceksin, yarın kazanacaksın. Ve her seferinde düştüğün yerden daha güçlü kalkacaksın. Her düşüşünde zedelenen dizlerinin acısını bir müddet unutmayacaksın, ama sonra geçecek. Seni gerçekten mutlu eden bir kalbin yanında tüm ağrıların dinecek, tüm dalların çiçek açacak. Acılarını hatırlamayacaksın dost. O en saf duyguya, aşka inanmaktan vazgeçme. Sarıldığında göğüs kafesindeki boşluğu dolduran kalp atışları huzurun oluyorsa, sarıl ona. Kenetlen. Sev, çok sev. Her yüze gülenin dost olmadığını, sahte gülücüklerin, gereksiz cümlelerin seni doyuramayacağını tecrübe etmene gerek yok. Samimiyetsiz ilişkilere nerede nokta koyacağını bil. Her şeye rağmen umut etmeye devam et. Gelecek güzel günler hep bir adım uzakken uzanıp yakala. Pes etme. Zaman, her ömre sunulmuş en büyük armağanken ondan korkma.
Güzel Şeyler Zaman Alır.

Marmaris

ZEKA-APTALLIK-EGO

Zeka don gibidir, giymeli ama göstermemelisiniz.
Aptallık ise sutyen gibidir, ne kadar gizleseniz de bir şekilde görünür.
Ego kıç gibidir, kendinizinkini görmezsiniz ama başkaları sizinkini görür ve siz sadece başkalarınınkini görürsünüz.

MEVLANA

Üzülme der Mevlana ve devam eder;
Kızma hiç kimseye yaptıklarından dolayı, aksine teşekkür et,
ihanet edenlere sadakati öğrettikleri için…
Minnet duy yalancılara, doğrunun farkına varmanı sağladıkları için…
Mutsuz edenlere dua et, mutluluğu daha derin hissettirdikleri için..
Herkesi sev, yaşamına bir anlam kattığı için..
Hayat bu yüzden daha güzel, siyahlar beyazı fark ettirdiği için…

BÜYÜKLERİM DER Kİ

Büyüklerim hep der ki;
Kaybettiğin insanlar için üzülme.
Ya dostluğunla yetinmemiştir.
Ya anlamamış dinlememiştir.
Ya ona verdiğin değeri suiistimal etmiştir.
Ya seni kendi gibi fitne fücur bilmiştir.
Ya birinin lafıyla dolduruşa gelmiştir.
Ya sırlarını muhabbetine meze etmiştir.
Sen sadece kazandıklarının kıymetini bil ve doğru yolunu hiç kimse için eğip bükme.

ZOR ÇOCUKLARA YAKLAŞIM

Zor çocuklara yaklaşımda temel ilkeler

  • Dinleyin
  • Kişiliğine saygı gösterin
  • Tuzaklarına düşmeyin (Sizi sinirlendirebilirler, tuzağa düşmeyin)
  • Sürekli ve sabırlı olun
  • Kötü davranışlar yerine iyi davranışlara konsantre olun
  • Onu değil, davranışlarını eleştirin

ŞİMDİ HEMEN

Birilerini kendinden fazla önemsemeyi bırak artık. Sen çok güçlüsün, sadece acıların buna inanmanı engelliyor ama merak etme zamanla o da geçecek. Sırtını bir insana dayamana gerek yok, senin böyle bir ihtiyacın olmamalı. Kendi yüreğine yaslamalısın. O ne kadar büyük biliyor musun? Değer vermeyene bile değer verecek kadar büyük. Bu yüzden o güzel kalbini boşuna yorma artık. Sana kendi ayakların yeter. Düştüysen eğer kendi ellerin yeter yeniden kalkmak için. Unutma; bazı insanlar tuttuğu her elden menfaat bekler, menfaatini karşılayamadığı zaman da gider. Yetmemiş gibi bir de itip gider. O yüzden birinin kaldırmasını beklemeden kalkmayı kendin öğren. Bugün yeni bir başlangıç yap sevsen bile uzaklaş seni ağlatan yerden.
ŞİMDİ, HEMEN.

LAZIM OLUR

Sana buraya bazı şeyler koyuyorum. Yol boyunca aklında olsun. Lazım olursa açar okursun. Olmazsa da olsun, bir zararı yok burada dursun.
Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun!
Acı mıhlanıp bir kalpte durmasın. Orada dursun. Olur ya biri eline alır okşar, biri alnından öper. Az unutursun.
Buraya tabiatı koydum. Ağaçları, suyu, ovayı, dağı. Onlar bizim kardeşimiz, çok canın sıkılırsa arada onlarla konuşursun.
Buraya, küçük mutlu güneşler koydum. Günlerimiz karanlık ve çok soğuyor bazı akşamlar, ısınırsın.
Buraya bir inanç bir inat koydum. Tut ki unuttun, tekrar bak, o inat neyse sen osun.
Buraya yolun yokuşunu koydum. Bildiğim için yokuşu. Zorlanırsa nefesin, unutma, ciğer kendini en çabuk onaran organ, valla bak, aklında bulunsun.
Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor ama kim bilir, birazdan uzanıp dokunursun
Martin Kohlstedt – Leh

GİTMESİNE İZİN VER

Bazı şeylerin gitmesine izin vermek işte bu nedenle çok önemlidir. Onları serbest bırakmak. Gevşek olanı kesmek. İnsanların hiç kimsenin işaretli kağıtlarla oynamadığını anlaması gerekiyor; bazen kazanırız ve bazen de kaybederiz. Hiçbir şeyi geri almayı bekleme, yaptıkların için takdir edilmeyi bekleme, ne kadar zeki olduğunun keşfedilmesini bekleme ya da aşkının anlaşılmasını. Daireyi tamamla. Gururlu, yetersiz ya da kibirli olduğun için değil, sadece artık onun senin yaşamında yeri olmadığı için. Kapıyı kapat, plağı değiştir, evi temizle, tozdan kurtul. Geçmişte olduğun kişi olmayı bırak ve şu anda kimsen o ol.
Paulo Coelho